Gelişimi Destekleyen Oyuncaklar Hangileri?

Çocukların sağlığını ilgilendiren giyim kuşam ürünlerinde gösterilen özenin oyuncak seçiminde gösterilmemesi, uzun seneler boyunca pek çok anne babanın içeriği soru işareti olan oyuncakları canlarından çok sevdiği çocuklara vermesine yol açtı. Neyse ki, son dönemde yapılan kampanyalarla bilinçlendirilen ebeveynler artık oyuncak alırken üretici markanın güvenilirliğine daha fazla dikkat ediyor. Ama yine de sadece ürünün kimyasal içeriğiyle ilgilenmek, çocukların sağlıklı bir gelişim dönemi geçirmesi için yeterli olmuyor. Günümüzde çoğu anne baba ahşap oyuncak veya oyun hamurları gibi ürünlerin çok uyuz ve basit olduğu için çocuğuna layık olmadığını düşünüyor. En iyi oyuncakların her zaman en yeni ve tanınmış markaların ürünleri olduğunu düşünen bazı anne babalar, çocuğunun isteklerini ve beklentilerini göz ardı ederek oyuncak almaya devam ediyor.

Oyun araçları olarak ancak çocuk tarafından oyun oynamak maksadıyla bir araç olarak kullanılması haline fiziksel, ruhsal veya sosyal gelişim dönemine yarar sağlayabilen oyuncakların yüzlercesi dahi olsa, çocuğun odasında bir köşeye atılmış şekilde dururken gelişimi desteklemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Çocuğunun yeni alınan oyuncaklarla çok kısa bir süre boyunca oynadığını ve ilgisini çabuk kaybettiğini söyleyen anne babalar, sürekli yeni oyuncak almak zorunda kaldığından şikayet ediyor. Aslında sorunun çocukta değil kendi oyuncak tercihlerinde olabileceğini nedense düşünmeyen  bu ebeveynler, çocuğunun kişiliğine uygun olmayan oyuncakları ısrarla satın aldığı için bu durumun yaşanmasına bizzat yol açıyor olabilir.

Hangi oyuncağın çocuk için “en iyi” olduğu aslında oyuncağın hangi markanın ürünü olduğu, ne kadar fazla reklamının yapıldığı, çocuklar arasında popüler olup olmadığı, yeni ve pahalı olmasıyla ilgili değil. Birkaç tane boya kalemini alarak boş bir sayfa başında zaman geçirirken bile kendi farkında olmasa bile gelişim süreci faydalı saatler geçirebilen çocuklara, her zaman kişiliğe göre oyuncak seçmek gerekir. Farklı beğenileri, ihtiyaçları ve yetenekleri olan çocukların mizacına uygun oyuncaklarla oynaması sağlandığında zaten çocuğun oyun oynamaktan hemen sıkılmayacağı görülecektir. Bu konuda bir uzmandan yardım almaktan çekinmemekte ve çocuğun gelişimi için işin uzmanından tavsiyeler almakta fayda var.

Elbise Askıları Bile Fark Yaratabilir

Mağazada kullanılan en ufak donanımlar bile müşterilerin gözünde kaliteli ve şık bir mağaza imajı oluşması açısından önemlidir. Bazen ziyaret ettiği mağazadaki kıyafetlerin plastik, basit askılara asılmış olduğunu gören müşteriler ürünlerin ve mağazanın kalitesini sorgulamaya başlar. Elbise askısı tercihinin plastik yerine ahşaptan yana kullanılması işletme sahibi için büyük bir maddi külfet olmamasına rağmen bu tür detayların önemsenmemesi, farkında olsun veya olmasın müşteri gözündeki marka ve ürün algısının olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Satış ve pazarlamayla onlarca senedir yapılan pek çok araştırma insanların satın alma tercihlerinin bazen bilinçaltının yönlendirmesiyle yani kesin bir farkındalık olmadığında bile çevresel etkilere bağlı olarak şekillenebildiğini göstermiştir.

Gördükleriyle kesin bir düşünceye kapılmasa bile bilinçaltının yönlendirmesiyle bir mağazanın ürünlerine dair genel kanaate varan insanlar, bu kanaat neticesinde mağazanın müşteri olup olmamaya karar verir. Şık ve ferah bir iç mekan tasarımıyla müşterilerine keyifli ortamda alışveriş yapma deneyimi sunan bir mağaza, insanların bilinçaltında da pozitif düşünceler oluşmasını sağlar. Bu düşünceler eşzamanlı biçimde müşterilerin hemen onlarca ürün satın almasını sağlamıyor olsa bile, uzun vadede pek çok insanın dönüp dolaşıp mağazandan ürün satın almasına yardımcı olur. Vitrinler de bu bağlamda büyük bir öneme sahiptir. Yanından geçtiği bir vitrine bilinçli şekilde bakarak ürünleri incelemese bile insanların bilinçaltı, gördükleri her şeyi istisna kabul etmeden kaydeder.

Dikkat çeken bir vitrin düzenlemesiyle dışardaki binlerce insanın farka varmadan yanından geçeceği bir mağazadan, gören herkesin zihnine kazınan ve ister istemez sattığı ürünleri inceleme ihtiyacı hissedeceği bir markaya dönüşmek mümkündür. Mağazanın nasıl göründüğü doğrudan insanların ürünlerle ilgili kanaatlerini belirlemektedir. Günümüzde artık insanlarda pozitif düşünce oluşturmayacak şekilde sunulan ürünlerin, kaliteli ve aynı zamanda ucuz olması herhangi bir anlam ifade etmiyor. Zira ürünleri ve beraberinde mağazaları nasıl göründüğüne göre değerlendiren insanlara, mağaza dekorasyonuyla pozitif bir algı odağı sunulması şart. Aksi halde rakiplerinden çok daha kaliteli ürün çeşitlerini, çok daha makul fiyatlarla satışa sunsa bile mağazanın bu yoğun rekabet ortamında şansı çok az oluyor.

Tercüme Hizmetlerinde Güvenilirliğin Önemi

Tercümeye ihtiyaç duyulduğunda her zaman fiyat ile kalite arasında bir denge bulunmasına ve ayrıca tercüme hizmeti sunan kişi ya da firmalarının güvenilirliğine bakılması gerekiyor. Bireysel ihtiyaçlarda çeviri yapılacak metnin herhangi bir öneme sahip olmaması durumunda en ucuz seçenek, vasat düzeyde tercüme hizmeti almak için ekonomik bir tercih olabilir. Tercüme hatalarının tolere edilebildiği ve zaten bu tür çeviri yanlışlarının da büyük sorunlara neden olmadığı ihtiyaçlarda, çoğu zaman ücretsiz ilan sitelerine göz atılmakta. Ancak söz konusu bir tıbbi tercüme, akademik düzeyde veya patent çevirisi olduğunda işler bir anda değişir. Ticari sözleşmeler ve yazışmalar da firmalar için büyük öneme sahip çeviri belgeleri olarak, herkese emanet edilemeyeceği aşikar olan dokümanlardır.

Çevirinin kişi ya da firmalar için ne derece önemli olduğu, çeviride güvenilirlik ve kalitenin önemini belirler. Firmaların yazışmalarını veya farklı ticari işletmelerle imzalayacağı özel mutabakat anlaşmalarını, internet üzerinden iletişim kurulan yani kim olduğu kesin olarak bilinmeyen kişilere emanet etmesi riskli bir tercihtir. Çevirinin hatalı bir şekilde yapılması yüzünden firmanın edeceği zarar bir kenara dursun, üçüncü şahıslardan mutlaka saklı tutulması gereken önemli ticari bilgilerin kimin eline teslim edildiğinin dahi bilinmemesi işletme sahibinin almaması gereken bir risktir. Aynı riskin, patent veya akademik çeviriler için de her zaman geçerli olduğu söylenebilir.

Günümüzde artık internetteki ücretsiz ilan siteleri aracılığıyla kendisi çeviri yapamıyor olsa bile başkalarına aracılık yapan, bu sayede komisyon ekleyerek para kazanan birçok kişi bulunuyor. Bu kişilere önemli çevirileri emanet edenlerin kiminle iletişim kurduğundan emin olması mümkün olmadığı gibi, çeviri iletişim kurduğu kişinin yapıp yapmadığından emin olması da söz konusu olamıyor. Yabancı gözlerden uzak tutulması gereken, kişi ve firmalar için gizli kalması zaruri ihtiyaç olan bilgilerin kimliği bile bilinmeyen kişilere emanet edilmesi başlı başına bir sorun. Kaldı ki, bu kişilerin yaptığı çevirilerin kalitesi de tartışmaya açık ve herhangi bir problem yaşandığında yasal muhatap bulunamaması da ciddi bir handikap.

Tabelalar Nasıl Seçilmeli?

Firmaların kullandıkları tabelaların nasıl seçilmesi gerektiği sanılandan çok daha fazla önem taşımaktadır. Çünkü yanlış tercihler firmaların hem imajlarına zarar verir hem de tabelaların amacına ulaşmasını engeller. Bu yüzden birkaç önemli hususun çok iyi biliniyor olması ve bu doğrultuda tabela uygulamaları arasından tercih yapılması gereklidir. Böylece en doğru seçim yapılmış olacağından tabela konusunda firmalar uzun yıllar bir değişikliğe gitme gereği duymayacaktır. Peki, tercih yaparken en çok nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Tabelalarda hangi unsurların mutlaka bulunması gereklidir? Elbette büyüklüğü ne olursa olsun ya da nasıl bir modele sahip olursa olsun her tabelada mutlaka firmanın adı yazmalıdır. Üstelik firma adı tabelada en büyük puntolarla yazılmış yazı olmalıdır.

Bazı firmalar tabelalarına sloganlarını da eklemek isteyebiliyor. Şayet büyük bir tabela söz konusu ise elbette slogan gibi çeşitli bilgilerin de tabelaya eklenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak yazının puntosu asla firma adından daha büyük olmamalıdır. Bunu tabela uygulamaları hakkında bir altın kural olarak kabul etmeli ve nasıl bir tabela hazırlatıyor olursanız olun, mutlaka bu altın kuralı uygulamalısınız. Tabelada eğer varsa firmanın logosunun da bulunması son derece doğru bir seçim olacaktır. Çünkü yapılan araştırmalarda firma adları pek akılda kalmasa dahi logoların müşteriler tarafından hatırlandığı kanıtlanmış durumdadır. Tabelanızda logonun olması doğru bir tercihtir. Ancak logonun büyüklüğü ve tabelanın neresinde yer alacağı da doğru şekilde belirlenmelidir.

Yapılan bir diğer araştırmaya göre tabelaların ilk olarak sağ tarafına bakılıyor. Bu yüzden logonun da tabelanın sağ üst köşesinde konumlanmadı doğru bir seçim olacaktır. Ancak bazı tasarımlarda ya da bazı yazı karakterlerinde bu durum pek mümkün olamıyor. Böyle tabela modellerinden birini tercih ettiyseniz logonun sol üst köşede konumlanmasında da herhangi bir sakınca olmayacaktır. Açık renkte tabela uygulamaları için yazı renginin koyu olması gerekiyor. Koyu renkli bir zemin kullanılıyorsa daha rahat okunabilmesi için yazı renginin açık olması gerekiyor. Ayrıca ışıklandırmada da kesinlikle dozajında bir aydınlatma seçilmelidir. Aşırı ışık kullanımı dikkati dağıtacak olduğundan asla tercih edilmemelidir.

 

Su Kaçakları Zahmetsizce Tamir Edilebilir

Apartmanlarda yaşanan su kaçağı sorunları artık birkaç saat gibi çok kısa bir süre zarfında çözülebiliyor. Yeni sistemlerin kullanılası sayesinde kaçak tamiratı günlerce süremediği için apartman sakinlerinin saatlerce süren gürültüyü çekmesi ve evlerini kaplayan tozu temizlemek için de zahmete girmesi gerekmiyor. Bu gelişmiş sistemler pek çok ülkede uzun zamandır kullanılmasına rağmen ülkemizde onlarca sene öncesinin imkanlarıyla yapılan tamir işlemleri uygulanmaya devam ediyor. Klasik yöntem olarak bahsedilen bu çağ dışı uygulamalarda aslında tesisat ustasının herhangi bir yönteme başvurduğunu söylemek bile çok zor. Ustanın herhangi bir modern ekipman kullanmadan su kaçağı tamiri yapmaya çalışması halinde beton yapıda gömülü olan tesisat borularını gözüyle görmeden kesin bir şekilde kaçağın yerini saptaması imkansız.

Apartmanlarda görülen su kaçaklarında, tesisattaki su sızıntısı sebebiyle belirli bir dairede bariz sorunlar görülür. Bu sorunlar kimi zaman rutubetin yol açtığı siyah renkli küfler kimi zaman fayansların düşmesi kimi zaman da kabarma ve döküntü şeklinde görülür. Bu tür sorunların görüldüğü zemin kattaki bir dairenin hemen bir üst katına çıkarak banyonun çeşitli yerlerini kırmaya başlayan usta, sorunun binanın en üst katındaki dairenin su borularından kaynaklandığından habersizdir. Zira molekül yapısı itibarıyla betonun bile içinden geçebilen su, ara katlardan süzülerek sadece zemin kattaki dairede üstte bahsi geçen sorunların görülmesini sağlayabilir. Bu şekilde bir kaçak olması halinde tüm dairelerin teker teker kırılması, evin her yerini kaplayan moloz kumu yüzünden herkesin kapsamlı bir temizliğe girişmesi, günlerce süren kırma işleminin gürültüsünü tüm apartman sakinlerinin çekmesi ve en kötüsü de kabarık bir faturanın ödenmesi gerekir.

Kaçağın yerinin saptanması zaten su kaçağı tamiratının asıl zorluğu olduğundan eski uygulamalarla sorundan kurtulmak her zaman daha pahalı, zor ve uzun sürmektedir. Ayrıca sıhhi tesisatta hiçbir zaman yalnızca tek bir yerde kaçak olduğunun garantisi bulunmaz. Günlerce süren çilenin ve ödenen yüklü faturanın sonrasında sorunun devam etmesi söz konusu olabilir. Yeni nesil ekipmanları kullanan sıhhi tesisat ustalarıysa çoklu kaçakları bile kırıp dökmeye gerek olmadan hemen bulabilmektedir.

Mağazaların İç ve Dış Tasarımı

 

Mağazaların dikkat çeken bir vitrin tasarımına sahip olması dışardaki binlerce insana görsel anlamda farklı bir şeyler sunulmasını sağlayarak, mağazanın rakipleri arasından sıyrılmasını ve mağaza içine çok daha fazla insan çekmesini sağlar. Dışardaki insanların ilgisini çekmek ve mağazaya girmelerini sağlamak için çok büyük bir öneme sahip olan vitrinler, ne yazık ki tüketiciler içeri girdikten sonra işlevini yitirir. Dışardaki insanların mağazaya girmeye ikna edilmesini sağlayan vitrinlerken, içeri girenleri ürün almaya ikna edense mağazanın iç dekorasyonudur. Stand, ışıklandırma, raflar, kabinler, zemin, elbise askıları ve hatta fiyat etiketlerinin nasıl tasarlandığı bile iç mekan algısının istenen şekilde yönetilebilmesi açısından önem arz eden görsel unsurlardır.

Bugün artık binlerce farklı mağazadan alışveriş yapma imkanına sahip olan tüketiciler, evinden çıkmaya bile gerek olmadan internet üzerinden istediği hemen her şeyi birkaç tıkla ve son derece uygun fiyatlarla satın alabiliyor. Kaldı ki, mobil teknoloji ile işe giderken satın alınan herhangi bir ürünü akşam işten çıkıp eve geldikten sonra kapıdan teslim almak dahi mümkün. Bu kadar geniş imkanlara sahip olan tüketicilere sadece sıradan bir görünüm sunulduğunda mağazanın geniş müşteri kesimine sahip olması ve dolayısıyla da yüksek satış rakamlarına ulaşması mümkün olmuyor. İşlerin kötü olduğunu diline pelesenk eden işletme sahiplerinin mağazalarına bakıldığında, yalnızca “diğerinden biri” görülüyor. Diğer mağazalardan görsel anlamda herhangi bir farkı olmayan mağazaları çoğu zaman fark bile etmeyen insanlar, bilinçli olarak düşünmese bile bilinçaltının yönlendirmesi ile sıradan görünümlü mağazalarda mutlaka herkesin sahip olduğu sıradan ürünlerin bulunduğu yargısına varıyor.

Günümüzde şehir insanlarının hiçbiri, herkesin sahip olduğu ürünleri satın alarak kendisi de sıradan görünmek istemiyor. Tamamen aksine farklı görünmesini, dikkat çekerek beğeni toplamasını sağlayacak ürünlerin peşinde koşan tüketicilerin dikkatini çekmek için öncelikle görsele manada farklılık vaat edilmesi şart. Mağazanın içindeki basit bir stand veya iç mekan aydınlatması için kullanılan ışıklandırma sistemleri bile insanların mekan algısının, ürün satışını arttıracak şekilde yönlendirilmesine yardımcı olabilir. Sıradan görünen mağazaların ürünleri kaliteli ve uygun fiyatlı bile olsa, insanların ilgisi kısa süreli olacağı için bu durum satışların artmasını sağlamak için yeterli olmayabilir.

Linux Hosting Nedir?

Web dünyasında adını çok sık duymanıza rağmen halen ne olduğunu ve ne işe yaradığını tam olarak anlayamadığınız linux hosting web sitesi ile ilgili olan herkesin yakından tanıması gereken bir kavramdır. Bu yüzden ne olduğunu, nasıl kurulduğunu ve ne gibi özelliklere sahip olduğunu mutlaka öğrenmeniz gerekiyor. Hosting kavramına zaten yabancı olmasanız da kısaca hostingi açıklayalım. Bir sunucu üzerinde çalışan bu sistem alan adınızı ya da bir başka deyişle domain adınızı çalıştırır. Dolayısıyla Linux kavramı da bu sistem ile yakından bağlantılıdır. Linux en çok kullanıcıya sahip olan sistemdir. İşte bu nedenle web sitesi ile herhangi bir şekilde ilgili olanların bu sistem ile tanışması gerekiyor.

Bu sistem bir web sitesi barındırma sistemidir. Ancak hosting hizmetini vermesi hedefi güdülerek kurulumu yapılmış olan sunucularda web sitesinin alt yapısının Linux işletim sistemi ile kurulmuş olması gerekir. Yani linux hosting sisteminden faydalanabilmek için web sitesinin de bu sistemin işletimi ile kurulmuş olması gerekiyor. Aksi halde sitemi kullanmak ve sorunsuz bir şekilde faydalarından istifade etmek pek mümkün olmayacaktır. Peki, bu sitsem neden en çok tercih edilen sistem olmaktadır? Bunun yanıtı birkaç farklı şekilde verilebilir. Ancak en sağlam nedeni hacking saldırılarına karşı son derece güçlü bir savunma altyapısına sahip olmasıdır. Bu yönü ile güven verdiğinden tercihler genellikle linuxtan yana kullanılır. Sistemin kullanıcılarına şimdiye dek pek pişman etmediğini de söylemeliyiz.

Açık kaynak kodlu bir sistem olması da çok tercih edilmesini beraberinde getirebiliyor. Çünkü pek çok developer’in seçiminin linux hosting sisteminden yana kullanılması da açık kaynak kodlu olmasından kaynaklanıyor. Tüm bunların yanı sıra maliyetlerinin son derece düşük olması da çok fazla kullanılmasını ve bu sistemi tercih edenlerin sayısının her geçen gün artmasını sağlayabiliyor. Maliyetinin düşük olmasına karşın güçlü bir performansa sahip olduğu da unutulmamalıdır. Ayrıca sistem PHP desteği de sunuyor. Yani WordPress, Joomla ya da Drupal gibi en popüler içerik yönetim sistemleri ile problemsiz bir şekilde, gayet yüksek bir performans eşliğinde çalışabiliyor.

Firmalar İçin Ekonomik Reklam ve Tanıtım Seçenekleri

Dijitalleşen baskı teknolojileri sayesinde 20 yıl önce hayal bile edilemeyen imkanlardan faydalanılabilmekte, ticari işletme sahiplerine iç dış mekan fark etmeden her yerde tanıtım ve reklam yapma imkanı sunulmakta. Araçların yüzeyinden binaların betonarme ve cam yüzeylerine kadar işletme sahibinin istediği her yerde marka, ürün ve hizmet tanıtımı yapmasına olanak tanıyan dijital baskı, artık çok daha ekonomik bir çözüm olarak görülüyor. Zira dijital ortamda tasarlanan ve yüzlerce farklı yüzeye aktarılabilen tasarımlar sayesinde ticari işletmelerin tek bir baskı ürünü ile dış mekanda uzun seneler boyunca tanıtım yapması mümkündür. Tercih edilen malzeme ve baskı bileşenlerine göre firmanın tanıtımı renk solması, yıpranma gibi problemler görülmeden on yıldan uzun süre kullanılabilir.

Hava şartlarına karşı üst düzey mukavemete sahip olan materyaller ve baskı boyalarının kullanımı sayesinde sert iklim şartlarından etkilenmeyen baskı ürünleri yapılabilir. Rüzgar ve sıcaklık değişimlerinin de yıpratamadığı bu firma tanıtımları, seneler boyunca dış mekanda kullanılan tanıtım araçlarının en büyük düşmanı olan güneş ışınlarına karşı da dayanıklıdır. Solventbazlı boya malzemeleri ve uygun baskı malzemesi seçilmesi halinde açık havada kullanılan tanıtım ürünün yirmi yıl gibi oldukça uzun bir müddet boyunca kullanımı söz konusu olabilir. Uzun vadeli düşünüldüğünde dijital baskı sistemlerinin sunduğu seçenekler, firma sahipleri için her zaman en ekonomik seçenektir.

Cam yüzeylerin de firmanın tanıtımını yapan reklam araçları halinde dönüşmesini sağlayabilen baskı ürünleri, cam modern dünyanın her yerinde kullanıldığı için çok geniş bir alanda reklam yapılmasını sağlamaktadır. Araçların üstünün istenen renk ve çözünürlükteki görsellerle kaplanmasını sağlayan cast folyo baskılarsa, ticari araçların hem seyir hem de park halinde işletmenin tanıtımını yapmaya devam etmesini sağlar. Gezer reklam araçları olarak bu ticari araçların istenen görselliğe bürünmesi için geçmişe nazaran artık çok daha düşük bir bütçe yeterlidir. Binaların cephelerinin de dijital baskı ürünleriyle kaplanması, böylelikle firmanın reklamının dev yüzey alanlarında binlerce kişi tarafından görülmesi mümkündür. Işık geçirgenliği olan özel malzemeler sayesinde bu cephe kaplamları yüzünden iç mekanda karanlık gibi problemler de oluşmamaktadır.

Elbise Askısı Çeşitleri

Zamanın ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte artık kullandığımız her üründe bir çeşitlilik söz konusu olabiliyor. Alternatiflerin çoğalması herkesin kullanım tarzına uygun ürünleri seçebilmesini de beraberinde getiriyor. Son birkaç yılda yeni görünümleri ile çok daha kullanışlı bir form kazanan ürünler arasında elbise askısı da bulunuyor. Askı dendiğinde herkesin aklına yalnızca bir tek model gelir. Oysa fularların, aksesuarların, kravatların, eteklerin ve daha pek çok kıyafet ile aksesuarın tek bir askıda, düzenli bir şekilde toplanabileceği askı çeşitleri bulunuyor. Bunlardan temin edene gardıroplarını daha verimli şekilde kullanabildikleri için yeni kıyafetler ve yeni aksesuarlar için de her daim boş yer bırakabiliyorlar.

Elbette klasik elbise askılarına her zaman ihtiyaç duyuluyor ve bundan sonra da duyulacaktır. Ancak diğer askı çeşitlerinden de temin edilmesi ve gardıropta bu ürünlere de yer verilmesi durumunda çok küçük ölçülerde bir dolaba dahi çok sayıda kıyafet ve aksesuar sığdırmak mümkün olacaktır. Yani elbise askısı deyip geçmemek gerekiyor. Öreğin pek çok kişi tüm fularlarını yüksek olasılıkla bir rafa sığdırmaya çalışıyor ya da gardırobunun bir çekmecesini atkı, fular gibi ürünlere ayırıyor. Oysa bir tek askıya 10 adet hatta daha fazla fular sığdırmak mümkün olabiliyor. Bunun yanı sıra eteklerin de kırışmayacak şekilde alt alta asılabileceği askı modelleri de mevcut. Mini etekler ya da uzun etekler bu askıya asılabiliyor. Tek bir askıda 4 ya da 5 eteğin asılması mümkün olduğundan gardırobun askı bölümünde de ciddi bir yer tasarrufu elde edilebiliyor.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün olacaktır. Sadece yeni ürünleri inceleyerek bu yeniliklere daha sıcak bakmak, evinizde kullandığınız ürünleri daha düzenli bir şekilde konumlandırmanızı sağlayabilir. Yeniliklerin takipçisi olmak için internette kısa ziyaretler ve araştırmalar yapmanız yeterli olacaktır. Örneğin en yeni elbise askısı çeşitlerini internetten online olarak inceleyebilir, hemen her alışveriş sitesinde bu ürünleri rahatlıkla bulabilirsiniz. Fiyatları da son derece cüzi rakamlardan oluştuğu için hiçbir şekilde bütçenizi zorlamanıza gerek kalmadan bu ürünleri temin etmeniz mümkün olacaktır. Hemen şimdi siz de yeni ürünleri internetten incelemeye başlayabilirsiniz.

Meme Estetiği Ameliyatı Sonrası

Göğüs estetiği ameliyatları sonrası bakım sürecinin doktorun verdiği bütün tavsiyelere, mümkün olduğunca uyarak geçirmek oldukça önemlidir. Meme estetiği ameliyatının kusursuz bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için deneyimli ve yetenekli bir estetik plastik cerraha başvurmak ne derece önemliyse, müdahale sonrasında hayal kırıklığı yaşamamak ve komplikasyonlar sebebiyle sağlık sorunlarıyla uğraşmamak için bakıma dikkat edilmelidir. Ameliyattan sonraki ilk bir hafta hastanın fiziksel ve psikolojik anlamda en çok güçlük çektiği süreçtir. Ameliyat sonrası bandajların çıkarılması genellikle 6-7 gün sürmekte, bu zaman zarfında hasta bandaj bölgesini ıslatmamaya özen göstermelidir. Göğüs ameliyatının ardından geçen özellikle ilk iki gün, hastanın kol hareketliliğini minimum seviyeye indirmesi istenir.

Estetik plastik cerrahların hastadan günlük hayatına en çok dikkat etmesini istediği ilk haftada, kişi araba kullanma ve ağır eşya kaldırma gibi hareketlerden bilhassa kaçınmalıdır. Ayrıca uzun vadede aspirin ve benzeri ilaçların alımına da ara verilmesi istenmektedir. Bandajların çıkarılmasına dek geçen yaklaşık bir haftalık süreçte hastanın ameliyat bölgesini ıslatmaması, kol hareketliliğini mümkün olan en düşük seviyeye indirgemesi günlük hayata ara verilmesi manasına gelir. Bu sürecin geçici olduğunu unutmamak ve sabırlı olmak, ilk birkaç haftalık dönemin psikolojik manada daha rahat atlatılmasına yardımcı olacaktır. Tabi ki, müdahaleyi yapan estetik plastik cerrahın da ameliyattan önce hastaya nasıl bir iyileşme sürecinden geçeceğini detaylı şekilde anlatması gerekir.

Hastaya hem ameliyat sonrası oluşan ağrıların azaltılması hem şişliklerin daha kısa sürede normale dönmesi hem de enfeksiyon riskine karşı çeşitli ilaçlar verilmektedir. Meme estetiği ameliyatının ardından hastanın komplikasyon riskini asgari seviyeye indirmesi için hekim tarafından belirlenen süre boyunca antibiyotiklerini aksatmadan kullanması gerekmektedir. Ayrıca ağrı kesici ilaçların durmaksızın alınmasından kaçınılmalı, ameliyattan hemen ardından belli bir süre boyunca ağrı duyulmasının normal olduğu ve ancak ağrı eşiği aşıldığı zaman ağrı kesicilere başvurulması da önemlidir. Ameliyattan sonra vitamin desteklerinin kullanılmasına da bireysel olarak karar vermemek, vitamin desteğine ne zaman başlanacağını ve ne kadar süre boyunca hangi vitaminlerin kullanılacağını hekime danışmak en doğrusu olacaktır.