Köpek Maması Seçiminin Püf Noktaları

Köpeklerin birbirinden çok farklı besin ihtiyaçları bulunduğu için piyasadaki tüm güvenilir markaların, onlarca farklı köpek maması çeşidi bulunuyor. Champion, Whiskas, Hills köpek maması gibi markaların farklı çeşitleri arasından köpeğinizin sağlığı için en uygun olanı seçmenizse çok önemli. Bu konuda veteriner hekime danışarak, köpeğinizin kalıtsal ve fizyolojik özelliklerine en uygun besin içeriğine sahip maması öğrenebilirsiniz. Köpekler için mama seçerken ırka, yaşa, cinsiyete ve diğer birçok faktörü göz önünde bulundurmanız gerekir. Köpek ırkları genel özellikleri itibarıyla; dev, büyük, orta ve küçük olarak dörde ayrılır. Her ırkın besin ihtiyaçları farklıyken aynı ırkın mensubu olan köpekler de türüne, yaşına ve cinsiyetine göre farklı diyetlere ihtiyaç duyabilir.

Köpeğinizin kısırlaştırılmış olması da beslenmesini etkileyen önemli bir faktördür. Doğal proteinlere tıpkı bizler gibi birincil derecede muhtaç olan köpeklerin mamasında mutlaka kendi özelliklerine uygun oranda lif de bulunmalıdır. Çoğu köpek sahibi zengin protein içerikli bir menünün köpeğinin sağlığı için yeterli olduğunu düşünürken mamanın içindeki lif oranını gözden kaçırır. Ayrıca kuru mama tüketen köpeklerin günlük su ihtiyacı, sürekli ıslak mama yiyenlerden daha fazladır. Bahsi geçtiği gibi tüm köpeklerin besin ihtiyacı farklı olduğu için bu konuda kesin bir oran verilemese de, besin miktarının ortalama olarak 2-3 katı su içilmesi gerektiği söylenebilir. Yeterli lif oranına sahip olmayan mamalarla beslenen ve yeteri kadar su da içmeyen köpeklerde en başta kabızlık olmak üzere pek çok önemli sağlık sorunuyla karşılaşılabilir.

Memeli canlılar olarak metabolizmalarının sağlıklı bir şekilde çalışması için köpek de çok çeşitli vitaminlere ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla satın alınacak veya hazırlanacak mamaları yalnızca doğal protein içeriğine göre değerlendirmemek, mamanın muhteviyatındaki vitamin içeriği ve oranlarına da dikkat etmek gerekmektedir.

Sigorta Yaptırırken Akıldan Çıkartılmaması Gerekenler

Sağlıkla ilgili tüm risklere karşı güvence sunan özel sigortalar, kişinin canına kast eden tehlikelerden taşınmazları ve diğer mal varlıklarını tehdit eden risklere kadar hemen her konuda geleceğin teminat altına alınmasını sağlayabilir. Poliçeye imza atan kişinin ailesi için de bir parasal güvence manasına gelen özel sigortalar, ölümle sonuçlanan kaza ve hastalıkların ardından poliçe sahibinin geride bıraktığı yakınlarının geleceğini güvenceye almasına yardımcı olur. Sağlıkla veya doğrudan canla ilgili olan tüm riskler özel sigortayla teminat altına alınabilmekte, enflasyon veya kazalar sebebiyle düzenli gelir kaybı yaşanması gibi ihtimallerin de bu teminat kapsamına dahil edilmesi mümkün olmaktadır.

Sigorta şirketlerinin hizmet şartlarında, fiyatlarında yasal düzenlemelere ve değişen piyasa şartlarına göre değişiklikler yaşanabileceği için özel sigorta yaptırmadan önce kapsamlı bir piyasa araştırması yapılmasında her zaman fayda vardır. Yaz tatilcilerinin erken rezervasyon iptal sigortalarına yoğun ilgi gösterdiği yaz mevsiminde piyasada fiyat aralıklarında değişimler yaşanmakta, yabancılar için sağlık sigortası yaptırmanın yasal zorunluluk olmasının ardından özel sağlık sigortası fiyatlarında da bu değişimden nasibine düşeni almaktadır. Nihai kuralları olmayan özel sağlık sigortaları, ülkeleri ilgilendiren risklerle birlikte farklı şartlar ve fiyat seçenekleri sunabilir. Bu yüzden her sigorta şirketini aynı olarak görmemek, yapılacak prim ödemesi karşılığında en avantajlı poliçeyi sunacak ideal firmayı bulmaya çalışmak gerekir. Zira aynı prim ödemesiyle daha fazla riske karşı, daha geniş kapsamlı güvence satın alabilecekken daha azıyla yetinmemek gerekir.

Sağlık, parasal varlıklar veya canı ilgilendiren risklere karşı sunulan teminatların içeriği ve teminat ödeme şartları, piyasadaki bütün sigorta şirketleri tarafından aynı çerçevede belirlenmemektedir. İlk aşamada kişi ödeyeceği prim ücreti aynı olduğu için iki farklı özel sigortayı aynı gibi görebilir ancak farklı sigortaların vaat ettiği güvencenin içeriği aslında birbirinden çok farklı olabilmektedir. Her zaman en az prim ödemeyi düşünenler sigorta şirketinden satın aldığı güvencenin içeriğiyle ilgilenmediği için ilerleyen günlerde sorunlarla karşılaştığında teminat kapsamı dışında kalan riskler yüzünden çok büyük mağduriyetler yaşayabilir.

Pozitif Ürün Algısı Yaratan Mağaza Dekorasyonu

Mağazaların dekorasyonu artık ticaret hayatında ne kadar büyük başarılara imza atacaklarını ve işletmelerinin ismini bir markaya dönüştürüp dönüştüremeyeceklerini belirliyor. Sadece satışa sunduğu ürünlerin makul fiyatlarına veya kalitesine güvenerek yüksek satış seviyelerine ulaşması neredeyse imkansız olan mağaza sahiplerinin dekorasyona önem vermesi, belki de her şeyden daha önemli. Tüketicilerin mağaza ve ürün algısının şekillenmesinde, ürün satın almaya dair verdikleri kararlarda görsellik yadsınamaz bir öneme sahip. Zaten bugüne kadar dünyanın dört bir yanında yapılan tüm araştırmalar da insanların bilinçli ya da bilinçaltı tarafından yönlendirilen satın alma eğilimlerinde, ürün ve marka görselliğinin büyük tesire sahip olduğuna işaret ediyor.

Mağazada kullanılan stand, askı ve raf gibi donanım sistemlerinin bile görsel bir unsur olarak görülmesi gerekirken ışıklandırmadan döşemelere kadar müşteri algısını etkileyen tüm detaylara dikkat etmek şart. Tabi ki, mağaza dekorasyonu bir tek iç mekanda kullanılacak dekorların tercih edilmesiyle de bitmiyor. Vitrin görselini dikkat çekmek ve içeri müşteri çekmek için yeterli düzeyde kullanamayan mağazaların, iç mekan dekorlarının ne kadar şık olduğunun da fazla bir önemi kalmıyor. Çünkü dışardan geçen binlerce insanın mağaza içine girmesini sağlayan iç mekandaki dekoralar değil; vitrinde kullanılan renkler, vitrin aydınlatması, ürün ve aksesuar tercihleri. Farkındalık yaratılabilmesi için özgün ve dikkat çekmeyi hedefleyen bir vitrin tasarımı geliştirebilmekse olmazsa olmazlardan…

Binlerce insanın söz konusu olduğu çok yoğun bir trafiği kendi lehine çeviremeyen bir mağaza, satış veya fiyatlandırma politikalarından önce görsel olarak müşterilerine ne vaat ettiğine bakmalıdır. Vitrininden iç mekan dekorasyonuna kadar görsel anlamda müşteriyle iletişime kurulmasına mani olan tüm unsurlarda değişikliğe gitmeden, bugünün şartlarında ciddi başarılara imza atmak çok güç. Müşterilere farklı bir görsellik sunmak, satılan ürünlere sahip olduklarında kendilerinin de farklı görüneceğine inanmalarını sağlayacaktır ki zaten artık kimse sıradan görünmeyi değil, farklı bir stile sahip olmayı istiyor. Pozitif marka ve ürün algısı yaratmanın yolu mağaza dekorasyonundan geçerken, dekoratif düzenlemelerde müşteri kesimine göre tercihler yapmayı da ihmal etmemekte yarar var.

Gelişimi Destekleyen Oyuncaklar Hangileri?

Çocukların sağlığını ilgilendiren giyim kuşam ürünlerinde gösterilen özenin oyuncak seçiminde gösterilmemesi, uzun seneler boyunca pek çok anne babanın içeriği soru işareti olan oyuncakları canlarından çok sevdiği çocuklara vermesine yol açtı. Neyse ki, son dönemde yapılan kampanyalarla bilinçlendirilen ebeveynler artık oyuncak alırken üretici markanın güvenilirliğine daha fazla dikkat ediyor. Ama yine de sadece ürünün kimyasal içeriğiyle ilgilenmek, çocukların sağlıklı bir gelişim dönemi geçirmesi için yeterli olmuyor. Günümüzde çoğu anne baba ahşap oyuncak veya oyun hamurları gibi ürünlerin çok uyuz ve basit olduğu için çocuğuna layık olmadığını düşünüyor. En iyi oyuncakların her zaman en yeni ve tanınmış markaların ürünleri olduğunu düşünen bazı anne babalar, çocuğunun isteklerini ve beklentilerini göz ardı ederek oyuncak almaya devam ediyor.

Oyun araçları olarak ancak çocuk tarafından oyun oynamak maksadıyla bir araç olarak kullanılması haline fiziksel, ruhsal veya sosyal gelişim dönemine yarar sağlayabilen oyuncakların yüzlercesi dahi olsa, çocuğun odasında bir köşeye atılmış şekilde dururken gelişimi desteklemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Çocuğunun yeni alınan oyuncaklarla çok kısa bir süre boyunca oynadığını ve ilgisini çabuk kaybettiğini söyleyen anne babalar, sürekli yeni oyuncak almak zorunda kaldığından şikayet ediyor. Aslında sorunun çocukta değil kendi oyuncak tercihlerinde olabileceğini nedense düşünmeyen  bu ebeveynler, çocuğunun kişiliğine uygun olmayan oyuncakları ısrarla satın aldığı için bu durumun yaşanmasına bizzat yol açıyor olabilir.

Hangi oyuncağın çocuk için “en iyi” olduğu aslında oyuncağın hangi markanın ürünü olduğu, ne kadar fazla reklamının yapıldığı, çocuklar arasında popüler olup olmadığı, yeni ve pahalı olmasıyla ilgili değil. Birkaç tane boya kalemini alarak boş bir sayfa başında zaman geçirirken bile kendi farkında olmasa bile gelişim süreci faydalı saatler geçirebilen çocuklara, her zaman kişiliğe göre oyuncak seçmek gerekir. Farklı beğenileri, ihtiyaçları ve yetenekleri olan çocukların mizacına uygun oyuncaklarla oynaması sağlandığında zaten çocuğun oyun oynamaktan hemen sıkılmayacağı görülecektir. Bu konuda bir uzmandan yardım almaktan çekinmemekte ve çocuğun gelişimi için işin uzmanından tavsiyeler almakta fayda var.

Elbise Askıları Bile Fark Yaratabilir

Mağazada kullanılan en ufak donanımlar bile müşterilerin gözünde kaliteli ve şık bir mağaza imajı oluşması açısından önemlidir. Bazen ziyaret ettiği mağazadaki kıyafetlerin plastik, basit askılara asılmış olduğunu gören müşteriler ürünlerin ve mağazanın kalitesini sorgulamaya başlar. Elbise askısı tercihinin plastik yerine ahşaptan yana kullanılması işletme sahibi için büyük bir maddi külfet olmamasına rağmen bu tür detayların önemsenmemesi, farkında olsun veya olmasın müşteri gözündeki marka ve ürün algısının olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Satış ve pazarlamayla onlarca senedir yapılan pek çok araştırma insanların satın alma tercihlerinin bazen bilinçaltının yönlendirmesiyle yani kesin bir farkındalık olmadığında bile çevresel etkilere bağlı olarak şekillenebildiğini göstermiştir.

Gördükleriyle kesin bir düşünceye kapılmasa bile bilinçaltının yönlendirmesiyle bir mağazanın ürünlerine dair genel kanaate varan insanlar, bu kanaat neticesinde mağazanın müşteri olup olmamaya karar verir. Şık ve ferah bir iç mekan tasarımıyla müşterilerine keyifli ortamda alışveriş yapma deneyimi sunan bir mağaza, insanların bilinçaltında da pozitif düşünceler oluşmasını sağlar. Bu düşünceler eşzamanlı biçimde müşterilerin hemen onlarca ürün satın almasını sağlamıyor olsa bile, uzun vadede pek çok insanın dönüp dolaşıp mağazandan ürün satın almasına yardımcı olur. Vitrinler de bu bağlamda büyük bir öneme sahiptir. Yanından geçtiği bir vitrine bilinçli şekilde bakarak ürünleri incelemese bile insanların bilinçaltı, gördükleri her şeyi istisna kabul etmeden kaydeder.

Dikkat çeken bir vitrin düzenlemesiyle dışardaki binlerce insanın farka varmadan yanından geçeceği bir mağazadan, gören herkesin zihnine kazınan ve ister istemez sattığı ürünleri inceleme ihtiyacı hissedeceği bir markaya dönüşmek mümkündür. Mağazanın nasıl göründüğü doğrudan insanların ürünlerle ilgili kanaatlerini belirlemektedir. Günümüzde artık insanlarda pozitif düşünce oluşturmayacak şekilde sunulan ürünlerin, kaliteli ve aynı zamanda ucuz olması herhangi bir anlam ifade etmiyor. Zira ürünleri ve beraberinde mağazaları nasıl göründüğüne göre değerlendiren insanlara, mağaza dekorasyonuyla pozitif bir algı odağı sunulması şart. Aksi halde rakiplerinden çok daha kaliteli ürün çeşitlerini, çok daha makul fiyatlarla satışa sunsa bile mağazanın bu yoğun rekabet ortamında şansı çok az oluyor.

Tercüme Hizmetlerinde Güvenilirliğin Önemi

Tercümeye ihtiyaç duyulduğunda her zaman fiyat ile kalite arasında bir denge bulunmasına ve ayrıca tercüme hizmeti sunan kişi ya da firmalarının güvenilirliğine bakılması gerekiyor. Bireysel ihtiyaçlarda çeviri yapılacak metnin herhangi bir öneme sahip olmaması durumunda en ucuz seçenek, vasat düzeyde tercüme hizmeti almak için ekonomik bir tercih olabilir. Tercüme hatalarının tolere edilebildiği ve zaten bu tür çeviri yanlışlarının da büyük sorunlara neden olmadığı ihtiyaçlarda, çoğu zaman ücretsiz ilan sitelerine göz atılmakta. Ancak söz konusu bir tıbbi tercüme, akademik düzeyde veya patent çevirisi olduğunda işler bir anda değişir. Ticari sözleşmeler ve yazışmalar da firmalar için büyük öneme sahip çeviri belgeleri olarak, herkese emanet edilemeyeceği aşikar olan dokümanlardır.

Çevirinin kişi ya da firmalar için ne derece önemli olduğu, çeviride güvenilirlik ve kalitenin önemini belirler. Firmaların yazışmalarını veya farklı ticari işletmelerle imzalayacağı özel mutabakat anlaşmalarını, internet üzerinden iletişim kurulan yani kim olduğu kesin olarak bilinmeyen kişilere emanet etmesi riskli bir tercihtir. Çevirinin hatalı bir şekilde yapılması yüzünden firmanın edeceği zarar bir kenara dursun, üçüncü şahıslardan mutlaka saklı tutulması gereken önemli ticari bilgilerin kimin eline teslim edildiğinin dahi bilinmemesi işletme sahibinin almaması gereken bir risktir. Aynı riskin, patent veya akademik çeviriler için de her zaman geçerli olduğu söylenebilir.

Günümüzde artık internetteki ücretsiz ilan siteleri aracılığıyla kendisi çeviri yapamıyor olsa bile başkalarına aracılık yapan, bu sayede komisyon ekleyerek para kazanan birçok kişi bulunuyor. Bu kişilere önemli çevirileri emanet edenlerin kiminle iletişim kurduğundan emin olması mümkün olmadığı gibi, çeviri iletişim kurduğu kişinin yapıp yapmadığından emin olması da söz konusu olamıyor. Yabancı gözlerden uzak tutulması gereken, kişi ve firmalar için gizli kalması zaruri ihtiyaç olan bilgilerin kimliği bile bilinmeyen kişilere emanet edilmesi başlı başına bir sorun. Kaldı ki, bu kişilerin yaptığı çevirilerin kalitesi de tartışmaya açık ve herhangi bir problem yaşandığında yasal muhatap bulunamaması da ciddi bir handikap.

Tabelalar Nasıl Seçilmeli?

Firmaların kullandıkları tabelaların nasıl seçilmesi gerektiği sanılandan çok daha fazla önem taşımaktadır. Çünkü yanlış tercihler firmaların hem imajlarına zarar verir hem de tabelaların amacına ulaşmasını engeller. Bu yüzden birkaç önemli hususun çok iyi biliniyor olması ve bu doğrultuda tabela uygulamaları arasından tercih yapılması gereklidir. Böylece en doğru seçim yapılmış olacağından tabela konusunda firmalar uzun yıllar bir değişikliğe gitme gereği duymayacaktır. Peki, tercih yaparken en çok nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Tabelalarda hangi unsurların mutlaka bulunması gereklidir? Elbette büyüklüğü ne olursa olsun ya da nasıl bir modele sahip olursa olsun her tabelada mutlaka firmanın adı yazmalıdır. Üstelik firma adı tabelada en büyük puntolarla yazılmış yazı olmalıdır.

Bazı firmalar tabelalarına sloganlarını da eklemek isteyebiliyor. Şayet büyük bir tabela söz konusu ise elbette slogan gibi çeşitli bilgilerin de tabelaya eklenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak yazının puntosu asla firma adından daha büyük olmamalıdır. Bunu tabela uygulamaları hakkında bir altın kural olarak kabul etmeli ve nasıl bir tabela hazırlatıyor olursanız olun, mutlaka bu altın kuralı uygulamalısınız. Tabelada eğer varsa firmanın logosunun da bulunması son derece doğru bir seçim olacaktır. Çünkü yapılan araştırmalarda firma adları pek akılda kalmasa dahi logoların müşteriler tarafından hatırlandığı kanıtlanmış durumdadır. Tabelanızda logonun olması doğru bir tercihtir. Ancak logonun büyüklüğü ve tabelanın neresinde yer alacağı da doğru şekilde belirlenmelidir.

Yapılan bir diğer araştırmaya göre tabelaların ilk olarak sağ tarafına bakılıyor. Bu yüzden logonun da tabelanın sağ üst köşesinde konumlanmadı doğru bir seçim olacaktır. Ancak bazı tasarımlarda ya da bazı yazı karakterlerinde bu durum pek mümkün olamıyor. Böyle tabela modellerinden birini tercih ettiyseniz logonun sol üst köşede konumlanmasında da herhangi bir sakınca olmayacaktır. Açık renkte tabela uygulamaları için yazı renginin koyu olması gerekiyor. Koyu renkli bir zemin kullanılıyorsa daha rahat okunabilmesi için yazı renginin açık olması gerekiyor. Ayrıca ışıklandırmada da kesinlikle dozajında bir aydınlatma seçilmelidir. Aşırı ışık kullanımı dikkati dağıtacak olduğundan asla tercih edilmemelidir.

 

Su Kaçakları Zahmetsizce Tamir Edilebilir

Apartmanlarda yaşanan su kaçağı sorunları artık birkaç saat gibi çok kısa bir süre zarfında çözülebiliyor. Yeni sistemlerin kullanılası sayesinde kaçak tamiratı günlerce süremediği için apartman sakinlerinin saatlerce süren gürültüyü çekmesi ve evlerini kaplayan tozu temizlemek için de zahmete girmesi gerekmiyor. Bu gelişmiş sistemler pek çok ülkede uzun zamandır kullanılmasına rağmen ülkemizde onlarca sene öncesinin imkanlarıyla yapılan tamir işlemleri uygulanmaya devam ediyor. Klasik yöntem olarak bahsedilen bu çağ dışı uygulamalarda aslında tesisat ustasının herhangi bir yönteme başvurduğunu söylemek bile çok zor. Ustanın herhangi bir modern ekipman kullanmadan su kaçağı tamiri yapmaya çalışması halinde beton yapıda gömülü olan tesisat borularını gözüyle görmeden kesin bir şekilde kaçağın yerini saptaması imkansız.

Apartmanlarda görülen su kaçaklarında, tesisattaki su sızıntısı sebebiyle belirli bir dairede bariz sorunlar görülür. Bu sorunlar kimi zaman rutubetin yol açtığı siyah renkli küfler kimi zaman fayansların düşmesi kimi zaman da kabarma ve döküntü şeklinde görülür. Bu tür sorunların görüldüğü zemin kattaki bir dairenin hemen bir üst katına çıkarak banyonun çeşitli yerlerini kırmaya başlayan usta, sorunun binanın en üst katındaki dairenin su borularından kaynaklandığından habersizdir. Zira molekül yapısı itibarıyla betonun bile içinden geçebilen su, ara katlardan süzülerek sadece zemin kattaki dairede üstte bahsi geçen sorunların görülmesini sağlayabilir. Bu şekilde bir kaçak olması halinde tüm dairelerin teker teker kırılması, evin her yerini kaplayan moloz kumu yüzünden herkesin kapsamlı bir temizliğe girişmesi, günlerce süren kırma işleminin gürültüsünü tüm apartman sakinlerinin çekmesi ve en kötüsü de kabarık bir faturanın ödenmesi gerekir.

Kaçağın yerinin saptanması zaten su kaçağı tamiratının asıl zorluğu olduğundan eski uygulamalarla sorundan kurtulmak her zaman daha pahalı, zor ve uzun sürmektedir. Ayrıca sıhhi tesisatta hiçbir zaman yalnızca tek bir yerde kaçak olduğunun garantisi bulunmaz. Günlerce süren çilenin ve ödenen yüklü faturanın sonrasında sorunun devam etmesi söz konusu olabilir. Yeni nesil ekipmanları kullanan sıhhi tesisat ustalarıysa çoklu kaçakları bile kırıp dökmeye gerek olmadan hemen bulabilmektedir.

Mağazaların İç ve Dış Tasarımı

 

Mağazaların dikkat çeken bir vitrin tasarımına sahip olması dışardaki binlerce insana görsel anlamda farklı bir şeyler sunulmasını sağlayarak, mağazanın rakipleri arasından sıyrılmasını ve mağaza içine çok daha fazla insan çekmesini sağlar. Dışardaki insanların ilgisini çekmek ve mağazaya girmelerini sağlamak için çok büyük bir öneme sahip olan vitrinler, ne yazık ki tüketiciler içeri girdikten sonra işlevini yitirir. Dışardaki insanların mağazaya girmeye ikna edilmesini sağlayan vitrinlerken, içeri girenleri ürün almaya ikna edense mağazanın iç dekorasyonudur. Stand, ışıklandırma, raflar, kabinler, zemin, elbise askıları ve hatta fiyat etiketlerinin nasıl tasarlandığı bile iç mekan algısının istenen şekilde yönetilebilmesi açısından önem arz eden görsel unsurlardır.

Bugün artık binlerce farklı mağazadan alışveriş yapma imkanına sahip olan tüketiciler, evinden çıkmaya bile gerek olmadan internet üzerinden istediği hemen her şeyi birkaç tıkla ve son derece uygun fiyatlarla satın alabiliyor. Kaldı ki, mobil teknoloji ile işe giderken satın alınan herhangi bir ürünü akşam işten çıkıp eve geldikten sonra kapıdan teslim almak dahi mümkün. Bu kadar geniş imkanlara sahip olan tüketicilere sadece sıradan bir görünüm sunulduğunda mağazanın geniş müşteri kesimine sahip olması ve dolayısıyla da yüksek satış rakamlarına ulaşması mümkün olmuyor. İşlerin kötü olduğunu diline pelesenk eden işletme sahiplerinin mağazalarına bakıldığında, yalnızca “diğerinden biri” görülüyor. Diğer mağazalardan görsel anlamda herhangi bir farkı olmayan mağazaları çoğu zaman fark bile etmeyen insanlar, bilinçli olarak düşünmese bile bilinçaltının yönlendirmesi ile sıradan görünümlü mağazalarda mutlaka herkesin sahip olduğu sıradan ürünlerin bulunduğu yargısına varıyor.

Günümüzde şehir insanlarının hiçbiri, herkesin sahip olduğu ürünleri satın alarak kendisi de sıradan görünmek istemiyor. Tamamen aksine farklı görünmesini, dikkat çekerek beğeni toplamasını sağlayacak ürünlerin peşinde koşan tüketicilerin dikkatini çekmek için öncelikle görsele manada farklılık vaat edilmesi şart. Mağazanın içindeki basit bir stand veya iç mekan aydınlatması için kullanılan ışıklandırma sistemleri bile insanların mekan algısının, ürün satışını arttıracak şekilde yönlendirilmesine yardımcı olabilir. Sıradan görünen mağazaların ürünleri kaliteli ve uygun fiyatlı bile olsa, insanların ilgisi kısa süreli olacağı için bu durum satışların artmasını sağlamak için yeterli olmayabilir.

Linux Hosting Nedir?

Web dünyasında adını çok sık duymanıza rağmen halen ne olduğunu ve ne işe yaradığını tam olarak anlayamadığınız linux hosting web sitesi ile ilgili olan herkesin yakından tanıması gereken bir kavramdır. Bu yüzden ne olduğunu, nasıl kurulduğunu ve ne gibi özelliklere sahip olduğunu mutlaka öğrenmeniz gerekiyor. Hosting kavramına zaten yabancı olmasanız da kısaca hostingi açıklayalım. Bir sunucu üzerinde çalışan bu sistem alan adınızı ya da bir başka deyişle domain adınızı çalıştırır. Dolayısıyla Linux kavramı da bu sistem ile yakından bağlantılıdır. Linux en çok kullanıcıya sahip olan sistemdir. İşte bu nedenle web sitesi ile herhangi bir şekilde ilgili olanların bu sistem ile tanışması gerekiyor.

Bu sistem bir web sitesi barındırma sistemidir. Ancak hosting hizmetini vermesi hedefi güdülerek kurulumu yapılmış olan sunucularda web sitesinin alt yapısının Linux işletim sistemi ile kurulmuş olması gerekir. Yani linux hosting sisteminden faydalanabilmek için web sitesinin de bu sistemin işletimi ile kurulmuş olması gerekiyor. Aksi halde sitemi kullanmak ve sorunsuz bir şekilde faydalarından istifade etmek pek mümkün olmayacaktır. Peki, bu sitsem neden en çok tercih edilen sistem olmaktadır? Bunun yanıtı birkaç farklı şekilde verilebilir. Ancak en sağlam nedeni hacking saldırılarına karşı son derece güçlü bir savunma altyapısına sahip olmasıdır. Bu yönü ile güven verdiğinden tercihler genellikle linuxtan yana kullanılır. Sistemin kullanıcılarına şimdiye dek pek pişman etmediğini de söylemeliyiz.

Açık kaynak kodlu bir sistem olması da çok tercih edilmesini beraberinde getirebiliyor. Çünkü pek çok developer’in seçiminin linux hosting sisteminden yana kullanılması da açık kaynak kodlu olmasından kaynaklanıyor. Tüm bunların yanı sıra maliyetlerinin son derece düşük olması da çok fazla kullanılmasını ve bu sistemi tercih edenlerin sayısının her geçen gün artmasını sağlayabiliyor. Maliyetinin düşük olmasına karşın güçlü bir performansa sahip olduğu da unutulmamalıdır. Ayrıca sistem PHP desteği de sunuyor. Yani WordPress, Joomla ya da Drupal gibi en popüler içerik yönetim sistemleri ile problemsiz bir şekilde, gayet yüksek bir performans eşliğinde çalışabiliyor.